tanıtım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tanıtım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Haziran 2017 Cuma

01 NUMARA PLAKASI İLE GÜZEL ADANA'M... PEKİ BU ŞEHRİN TARİHİ VE TURİSTİK YERLERİ NELERDİR?

Adana gezip görülmesi gereken bir yerdir. Evet hava şartları açısından yaz tatillerini değerlendirebilecek bir yer değil ama bahar havasını portakal çiçeği kokuları eşliğinde içine çekmek isteyen birinin ilk adresi Adana olmalıdır. Gündüz bahar havası tadını çıkaranlar akşam da Festival sayesinde yerinde duramaz tabii ki. İşte size Portakal Çiçeği Festivali:
Nisan ayının ilk haftası yapılır bu Festival. Dünya'nın ve Türkiye'nin her yerinden renk,dil,ırk fark etmeden misafirperverliğini gösterir Adana.




2. Piknik yapmaya da yeşilin ve mavinin uyumu eşliğinde Yer Köprü'yü tavsiye etmeyi borç bilirim.

3.Yer Köprü'ye gidipte geri dönüşte tarihi Varda(Alman) köprümüze uğrayıp şaheser mimariye tanıklık edip üç dört karelik anı biriktirmeden gitmemeniz lazımdır.

4. Varda Köprüsü'nü de hallettiysek sırada şimdi yol üzerindeki güzellikteki Kapıkaya Kanyonu var. Bu güzellik Karaisalı ilçesindedir.



5. Adana'yı tam ortadan ikiye bölen Seyhan Nehri kenarında devasa Sabancı Merkez Camii'de dua etmeyi unutmayın .

6. Yine şehir merkezinde güzelliğine şahit olacağınız Taş Köprü var. Gecesi ayrı güzel gündüzü.  Adana'nın sembolü olan Taş Köprü 3500 yıllık tarihe sahip. Üzerinde yürürken tarihin kokusunun burnunuza inceden gelmesine izin verin.



Veee dillere destan kebabımız. Kebap yemeden bırakmayız. İşte Adana kebap bol acılı yanında da şalgam :) 


8 Mayıs 2017 Pazartesi

BİR SEVDADIR DEMİRCİ, DEMİRCİ EĞİTİM FAKÜLTESİ HAKKINDA BİLGİ

                      BİR SEVDADIR DEMİRCİ


      Kiminizin adını bile duymadığı bu yere bizler öğrenmeye gelip yurdun dört bir yanına öğretmeye gidiyoruz.  Köklü bir üniversite olan Celal Bayar Üniversitesi,  en önemli fakültesi olan Eğitim Fakültesini Demirci’nin en güzel dağının eteklerine  layık  görmüştür.  Böyle dediysem mecazi anlamayın gerçekten dağın etekleri.

     Bir gelenin bir de gidenin ağladığı bu eğitim başkentinin özelliklerini saymak istesem önceliğim bitmek tükenmek bilmeyen kıvrım kıvrım yolları olur. Yokuşlarını da bir kenara atmamak lazım.  Soluk soluğa da kalsanız nefesiniz de kesilse o yokuşların sonu daima zirveye yani Eğitim Fakültesi’ne çıkar.  İzmir’in nasıl Konak Meydanı varsa bizim de Çereşe meydanımız vardır. Ve Çereşe Meydanı gelip görüldüğünde anlaşılır ki İzmirliler Demirci’den esinlenerek dikmişlerdir o Saat Kulesi’ni(!).  Bizim eğitim fakültesinde okuyan öğrencilere “Nerde okuyorsun?” diye sorulduğunda hiçbir zaman Manisa cevabı alınmaz. Çünkü burası Manisa’dan bağımsız tek başına bir yerdir. Bağımsızlığını da plakası ile kanıtlar çünkü buranın plakası 45 değil 45.5’tur(!). Her yere uzaklığıyla alakalıdır bu plakadaki mizahi. Buraya yolunuz düşer de gelirseniz dillere destan şöyle bir hayat felsefesi vardır Demirci’nin: “YA OKURSUN YA DA DOKURSUN.” Her ikisini de hakkı ile yapar buranın insanı. Halılarına ilmek ilmek dokudukları desenlerini sokaklarına da taşırlar. Eğitimde de öğrencileri ilmek ilmek işleyen eğitimciler sanatlarını bu kez tüm yurda taşırlar. Yurda dağıttıkları gibi yurdun dört bir yanından da topladıkları öğretmen adaylarının kesiştiği bu ilçe ebedi dostlukların da başkentidir. Her şey unutulur ama Demirci’nin kazandırdığı dostluklar unutulmaz. Çünkü kalabalık şehrin  kirli , yapmacık havasından arınıp  gelen adaylara sıcak yuva tadı sunduğundan dostluklar gönül bağı ile bağlanır.  Burada dört yılını tamamladıktan sonra gözyaşları ile birlikte evin çatısından,balkonundan karanfiller ve güller yağar başınıza. Ve hiçbir yerde de bulamazsınız böyle vedaları.


    Ellerimizde dev bayrak ile veda ederken  Demirci’ye bu dik yokuşları son defa arşınlarken tek hedefimiz “Dünya’nın Bütün Çiçeklerine”  her şeyden önce bu bayrağı devretmek,geleceğe ışık tutmak olmalıdır.

ABBAS Haydi Abbas, vakit tamam; Akşam diyordun işte oldu akşam. Kur bakalım çilingir soframızı; Dinsin artık bu ...